Bir anma konuşması üç dakika, en fazla dört sürer, yani 400-500 kelime. Dört bölümü vardır: açılış için kesin bir anı, olgularla gösterilmiş iki üç özellik, geriye kalan, ve bitirmek için kısa bir cümle. Bir önceki akşam yazılıyorsa bir saat yeter: yirmi dakika dağınık not, on dakika üç anıyı seçmek, yirmi dakika yazmak, on dakika yüksek sesle okumak.
Bu iskelet üzerine kurulmuş tam bir örnek aşağıda.
Önce bir uyarı: bu metin nerede okunur
⚠️ Türkiye'de cenaze namazından sonra mezar başında uzun konuşma yapma âdeti yoktur. Cenaze kısadır: namaz, defin, dua. Avrupa'daki anlamıyla "cenaze konuşması" burada çoğu zaman başka bir yerde yaşar — taziye evinde, yedisi ya da kırkında yapılan mevlitte, ya da hiç söylenmeyip yazılı olarak bırakılır.
Bu, metni gereksiz yapmaz; nereye yazıldığını değiştirir. Üç dakikalık bir metin mevlitte rahatça okunur, taziyede sohbetin içine girer, ve anma sayfasında kalır. Bir mezar başında okunmak üzere yazılan on dakikalık metin ise hiçbir yere sığmaz.
Üç dakika, on değil
Yas tutan bir topluluk çabuk kopar. Ve her şeyden önce: kısa bir metin seçmeye zorlar — onu güçlü yapan budur. Hatırlanan konuşmalar, her şeyi söylemekten vazgeçmiş olanlardır.
Bir saatlik yöntem
Bir anma konuşması neredeyse her zaman kötü koşullarda yazılır: iki telefon arasında, uykusuz, törene saatler kalmış.
1. Yirmi dakika dağınık not. Aklınıza ne geliyorsa, sırasız ve cümlesiz: anılar, onun sözleri, kokular, tartışmalar, alışkanlıklar. Hiçbirini yargılamayın.
2. Üç şeyi seçmek için on dakika. Boğazınızı düğümleyeni işaretleyin. Tek güvenilir ölçüt budur.
3. Yazmak için yirmi dakika. Kısa cümleler: onları yüksek sesle, titreyen bir sesle okuyacaksınız.
4. On dakika yüksek sesle okuma. Yapay duranı, nefesinizin yetmediği yeri ve gerçekte ne kadar sürdüğünü duyacaksınız.
Tutan bir iskelet
Özel durumların — baba, anne, anneanne, kardeş, arkadaş ya da iş arkadaşı — her birinin kendi sayfası ve kendi metinleri var.
| Bölüm | İçine ne girer | Süre |
|---|---|---|
| Açılış | Kesin bir anı, bir sahne | 30 sn |
| Kim olduğu | İki üç özellik, gösterilmiş | 1 dk 30 |
| Geriye kalan | Sizin üzerinizden süren şey | 45 sn |
| Kapanış | Kısa bir cümle, ona hitap eden | 15 sn |
"Bugün burada toplandık" ile başlamayın: topluluk bunu biliyor. Doğrudan sahnenin içine girin.
Tam bir örnek
Bir yeğenin, öğretmen olan halası için konuşması. Yüksek sesle üç dakikadan biraz az. Her paragraf tablonun bir satırına karşılık geliyor.
"Münire halayı son kez temmuzda, balkonunda gördüm. Elime bir dürbün tutuşturdu ve 'Bak, baştankara çifti geri döndü' dedi. Seksen üç yaşındaydı, artık iyi yürüyemiyordu, ve iki kuşun hayatını bir şantiye şefinin ciddiyetiyle takip ediyordu.
Münire hala buydu: hiç durmayan bir merak. Otuz sekiz yıl öğretmenlik yaptı ve sanıyorum ki hiç bırakmadı. Soru sorardı, ve cevapları gerçekten dinlerdi. On iki yaşındayken bana ne olmak istediğimi sordu. 'Astronot' dedim. Gülmedi. Üç hafta sonra postayla gezegenlerle ilgili bir kitap geldi, üzerinde bir not: 'Başlangıç için.'
İnatçıydı da — araba anahtarlarını almaya çalışanlar hatırlar. Ve beklenmedik yerden gelen sert bir espri anlayışı vardı. Mart ayında hastanede bir hemşire ona bir yerinin ağrıyıp ağrımadığını sordu. 'Yalnızca gururum' dedi.
Çocuğu olmadı. Ama burada çoğumuz — yeğenler, eski öğrenciler — bize bir şey öğrettiğini söyleyebiliriz. Bana bakmayı öğretti. Bir yuvanın, bir bulutun, bir insanın önünde durup orada ne olduğunu sormayı. Astronot olmadım. Ama hâlâ başımı kaldırıyorum.
Münire hala, baştankaralara ben bakacağım."
O gün
- Büyük puntoyla yazdırın, en az 16: yorgun gözler sıkışık bir metni okumaz.
- Sayfaları numaralayın ve zımbalamayın.
- Nefeslerinizi işaretleyin bir çizgiyle. Çok hızlı konuşacaksınız.
- Kâğıdı bir yere dayayın: eller titrer ve kâğıt bunu büyütür.
- Salonun arkasında sabit bir noktaya bakın, yüzler sizi boğarsa.
Bitiremezseniz, biri bitirir. O kişiyi önceden uyarın ve bir kopya verin.
Yapamıyorsanız
Konuşmaktan vazgeçmek bir eksiklik değildir. Üç çözüm, hepsi kabul edilebilir:
- Metni birine vermek, kimin olduğunu söyleyerek okuması için.
- Var olan bir metin seçmek — bir şiir, bir ilahi, sevdiği bir parça. Seçim zaten bir anmadır.
- Hiçbir şey söylememek. Tabutu taşımak, kapıyı tutmak, başkalarının çocuklarına bakmak: bunlar da orada olmanın biçimleridir.
On yıl sonra kimse kimin konuştuğunu hatırlamayacak. Siz orada olduğunuzu hatırlayacaksınız.



