forevr
Ücretsiz, hesapsız.

Veda konuşması örneği

Bir veda konuşması neredeyse her zaman kötü koşullarda yazılır: uykusuz, iki telefon arasında, törene birkaç saat kala. Bu araç boş sayfayı ortadan kaldırmak için var.

Beş soru — sizi ona bağlayan bağ, adı, onu anlatan şeyler, bir anı, size bıraktığı şey — ve elinizde iki-üç dakikalık, düzenli, okumaya hazır bir metin oluyor. Metin bağa göre değişir: insan annesinden, bir meslektaşından söz ettiği gibi söz etmez.

Bu kişi sizin neyinizdi?
AdıMetinde birkaç kez geçecek.
Nasıl biriydiEn fazla üç — fazlası, söylemek istediğinizi sıralamanın içinde boğar.
Somut bir anıBir özet değil, bir sahne. Konuşmadan akılda kalan kısım budur.
Size bıraktığı şeyBir düşünce, bir alışkanlık, sürdürdüğünüz bir yapma biçimi.
Üslup

Metni oluşturmak için adı girin: her paragrafta geçiyor.

Sık sorulan sorular

Cenazede kim, nerede konuşur?

Cenaze namazı kısadır ve baştan sona belirlidir; içinde bir yakının konuşmasına yer yoktur. İmamın cemaate sorduğu «Merhumu nasıl bilirdiniz?» sorusu ve cemaatin verdiği cevap, çoğu zaman o törende merhum için topluluk önünde söylenen tek sözdür. Bir yakının uzun uzun konuşması daha çok başka yerlerde olur: taziye sırasında evde ya da taziye evinde, yedisinde veya kırkında okutulan mevlitte, bir dernekte, okulda ya da iş yerinde düzenlenen anma töreninde, cemevindeki cem töreninde, dinî olmayan cenaze törenlerinde ve yurt dışındaki törenlerde. Bu araç bu ikinci grup için bir metin hazırlar.

Veda konuşması ne kadar sürmeli?

Üç dakika iyi bir hedef, dört dakika üst sınır. Türkçe ekli bir dil olduğu için bu, Batı dillerine göre daha az kelime eder: aşağı yukarı 250 ile 350 kelime, yani bir sayfa. Yas tutan bir topluluğun dikkati çabuk dağılır, aynı gün birkaç kişi konuşabilir ve kısa bir metin insanı gerçekten önemli olanı seçmeye zorlar. Araç bu uzunluğu hedefler ve metnin sesli okunma süresini size yazar; kâğıdı elinizde tutun, çünkü ezberlenmiş bir metin o gün yarısında durur.

Veda konuşmasında nelerden söz edilmez?

Miras, para, aile içindeki eski anlaşmazlıklar ve hastalığın ayrıntıları topluluk önünde söylenmez. Merhumun kendisinin gizli tuttuğu şeyler de söylenmez; bir konuşma, kimsenin duymasını istemediği bir şeyi açık etmek için uygun yer değildir. Övgüyü abartmamak da önemlidir: dinleyenler o kişiyi tanıyordu ve tanımadıkları bir portre bütün metni boşa düşürür. Dinî bir ifade kullanmak isteyip istememek ailenin kararıdır — bu araç metne kendiliğinden hiçbirini eklemez.

Bu metni yapay zekâ mı yazıyor?

Hayır. Her cümle elle yazılmış kalıplardan gelir ve sizin yazdığınız şey olduğu gibi aktarılır, hiçbir zaman yeniden ifade edilmez. Merhum hakkında hiçbir şey uydurulmaz: bir tabutun önünde okunacak metin yaklaşık olamaz. Metin tarayıcınızda oluşur ve yazdıklarınız bize gönderilmez.

Anlatacak belirli bir anım yok, ne yapmalıyım?

O alanı boş bırakın; metin tutarlı kalır, yalnızca kısalır. Ama önce en küçük şeylere bakın: bir alışkanlık, tekrar ettiği bir cümle, bir el hareketi, telefonu her zaman aynı sözle kapatması. Akılda kalan konuşmalar neredeyse hiçbir zaman büyük bir olayı anlatmaz. Aile içinde sormak da işe yarar: çoğu zaman bir başkasının hatırladığı küçük bir ayrıntı, sizin aradığınız anıyı geri getirir.

Daha fazlası için

Diğer araçlar