Vefattan sonraki ilk bayram, bu yılın nasıl geçeceğine erkenden ve aile içinde birlikte karar verildiğinde daha kolay geçer: alışıldığı gibi ziyaretçi kabul etmek, bayramı sadeleştirmek ya da başka bir aile evinde geçirmek. Hiçbiri kendi başına doğru seçenek değildir; ağır olan, konuşulmadığı için olanlara katlanmaktır. Sonra sofradaki boş yer, bayramı yine de bekleyen çocuklara ne söyleneceği, ve vefat eden için bir hareket belirlenir. Herkesin de bir ziyareti geri çevirme hakkı vardır.
Ramazan Bayramı da olsa Kurban Bayramı da, bu ilk bayram çoğu ailede cenazeden sonraki en zor günlerden biridir. Aynı kararlar, ailenizde kutlanıyorsa yılbaşı ya da Noel için de geçerlidir.
Ziyaretçi kabul etmek, sadeleştirmek ya da başka bir yere gitmek
Birçok yerde ilk bayramın bir âdeti vardır: yas evi ziyaret edilir, aile ise ziyarete gitmez. Akrabalar, komşular, eski iş arkadaşları bayramlaşmaya değil, başsağlığına gelir. Bu âdet bölgeden bölgeye, aileden aileye değişir; ama bilmek, hazırlanmak demektir. Üç seçenek var, her birinin kendi gerekçesi:
- Kapıyı alışıldığı gibi açmak: aynı ikramlar, aynı ev. Bazılarının bir şeyin yerinde kalmasına ihtiyacı vardır. Riski: herkesin rol yapması, ve yokluğun kimse adını koymadan bütün günü kaplaması.
- Sadeleştirmek: ziyaretleri birkaç saate toplamak, ikramı sade tutmak, telefonu bir yakına bırakmak. Çoğu zaman en çok tutan uzlaşma budur.
- Başka bir yerde geçirmek: bir kardeşin, bir çocuğun evinde. Yer değiştirmek, boş sandalyenin en çok göze battığı odadan uzak kalmayı sağlar. Bu bir kaçış değildir; ertesi bayram eve dönülebilir.
Hiçbiri sonraki bayramları bağlamaz. Birçok aile ikinci yıl biçimini değiştirir.
Kim karar verir, ne zaman konuşulur?
Arifeden epey önce, arife akşamı telefonda değil. Vefat edenle birlikte yaşayan kişinin genellikle son sözü vardır: en çok onun bayramı değişir. Ama herkese neyden çekindiğini ve neyi korumak istediğini sorun — cevaplar çoğu zaman şaşırtır.
En çok etkilenen eşse, “aklı dağılsın” diye ısrar etmeden seçmesine izin verin. Bkz. eşini kaybetmek: ilk aylar.
Basit bir kural işe yarar: herkes istemediği şeyi, gerekçe göstermek zorunda kalmadan söyleyebilir. Gerisi oradan kurulur.
Sofradaki boş yer
Bayram kahvaltısında ya da öğle sofrasında, sofrayı kurarken değil, ondan önce seçilmesi daha iyi olan üç yol:
- Yerini bırakmak, fotoğrafıyla. Bazıları için onu davet etmenin bir yoludur; bazıları için dayanılmazdır. Sorun.
- Yeri vermek: sofrayı daraltmak, ya da o gün yalnız kalacak birini davet etmek. Yer boş kalmaz, ve sofranın ağırlık merkezi değişir.
- Sofranın kendisini değiştirmek: başka bir oda, başka bir oturma düzeni. Soru aynı biçimde sorulmaz olur.
Her durumda, sofrada ondan söz etmek yasak değildir. Tatlıdan sonra anlatılan bir anı, çoğu zaman iki saatlik kibar bir sessizlikten daha çok iyi gelir.
Çocuklar bayramı yine de bekler
Bir çocuk sabah üzgün, öğleden sonra sabırsız olabilir. Bu ne umursamazlıktır ne unutmak: yaşıdır. Onun için bayramı bayram yapan şeyleri koruyun — bayramlığı, el öpmeyi, harçlığı, şekeri, bildiği bir alışkanlığı — büyükler geri kalanını sadeleştirse bile.
Neyin farklı olacağını ve nedenini ona önceden, basit kelimelerle söyleyin. O gün vefat eden hakkında sorular sorarsa cevaplayın. Bkz. çocuğa ölümü anlatmak; ilkeleri aylar sonra da geçerlidir.
Vefat eden için bir hareket
Birçok ailenin, onun bir şekilde orada olmasına ihtiyacı vardır. Seçmek ya da seçmemek size kalmış birkaç hareket:
- Arife günü ya da bayram sabahı mezar ziyareti, bir Fatiha. Birçok yerde zaten yerleşik bir âdettir.
- Anlatılan bir anı: herkes onunla geçirdiği bir bayramı anlatır.
- Onun yemeği: yaptığı ya da hep istediği o yemek.
- Onun adına bir iyilik: bir bağış, bir ihtiyaç sahibine yardım, ya da ailenin geleneğine göre bir hayır.
- Uzaktakilere bir mesaj, ya da bir anma sayfasına bırakılan birkaç kelime.
Biri yeter. Yıl dönümü bayrama yakın düşüyorsa iki tarih üst üste biner: bkz. vefat yıl dönümünde ne yapılır.
Bayramlıklar ve harçlıklar
İki soru hep geri gelir. Yine de alınsın mı? Çocuklar için evet; büyükler için bu yıl bayramlıksız bir bayram birlikte verilen bir karardır, bir unutkanlık değil. Onun vereceği harçlıklar, hediyeler ne olacak? Bazı aileler, onun adına, ona ait bir eşyayı hediye eder: bir saat, bir tespih, bir kitap, bir alet. Çoğu zaman en çok hatırlanan hediye o olur. Eşyalar konusunda bkz. vefat edenin eşyaları ne olur.
Hayır deme hakkı
Davetler gelir: bayramlaşmalar, aile ziyaretleri, iş yerinde bayram kutlamaları. Hayır diyebilirsiniz, açıklama yapmadan; ya da kabul edip erken ayrılabilirsiniz. “Henüz buna hazır değilim, düşündüğün için teşekkürler” yeter. Davet edenler bunu neredeyse her zaman anlar.
Ve bu günlerde yük fazla ağırlaşırsa, bir doktora ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Kendinize ya da bir yakınınıza zarar verme düşüncesi varsa, acil durumlarda 112'yi arayın: ücretsizdir ve 24 saat açıktır.
İlk yılın diğer anları — yedisi, kırkı, yıl dönümü — mevlit ve anma günleri sayfasında, ve anmanın bütün biçimleri sevdiğiniz birini anmak rehberinde.



